Skip to content

İSKANDİNAV TASARIMI

Danimarka, Norveç, İsveç ve aynı zamanda Finlandiya’nın da içinde bulunduğu İskandinavya Tasarım hareketinin çıkışı 1950lilere dayanmaktadır.

2. dünya savaşı bitmiş, ABD yardım paketleriyle ülkeleri kalkındırma çabası içerisindedir. Ancak aslında yaratmaya çalıştığı tüketim toplumudur. Hızlı endüstrileşmenin getirdiği bir takım ihtiyaçlar Modern Hareketi (Modern Movement) doğurmuş ve şekil fonksiyonu izler mottosuyla start almışken Avrupa’nın kuzeyinde, İskandinav Tasarım anlayışının temeli sayılabilecek bir oluşum ortaya çıkmıştır; Sosyal Demokrasi.

Toplumsal her alana etki eden bu anlayış tasarımı da herkes için erişebilir kılma anlayışını ortaya çıkarmıştır.

50’lilerden başlayıp halen daha dünyayı kasıp kavuran İskandinav tasarımının temelidir bu aslında.

– BASİT

– MİNİMALİST 

– DÜŞÜK MALİYETLİ ÜRETİM

– HERKES İÇİN TASARIM

Günümüzde de özgünlüğünü ve yenilikçi yaklaşımını korumaktadır. Sadece estetik kaygılar değil fonksiyonellik ve insan değerlerini de ön plana çıkaran anlayışı doğal malzemeleri kullanarak çözmeye çalıştılar.

”İnsanoğlu doğayı yok etmemeli, onunla uyum içinde yaşamalıdır ve doğanın bütünlüğünü korumalıdır” Alvar Aalto’nun, ünlü İsveçli mimar ve tasarımcı, bu sözü Kuzey Avrupa halklarının doğaya olan bağlılıklarını ve saygılarını özetler niteliktedir.

İskandinav tasarımının dünyaya tanınması 1950’lilerden itibaren düzenledikleri sergi turlarıyla oldu. ABD ve Kanada’da büyük ses getiren bu sergiler İskandinav tasarımın altın çağını başlatmıştır.

Artan tüketici talebine doğru zamanda ve doğru şekilde yanıt vermişti İskandinavya.

Estetiği basit ve fonksiyonel çözümlerle birleştirmişlerdi.

Alvar Aalto (1898-1976)

Finlandiyalı mimar ve tasarımcı Aalto, organik tasarımın ilk kurucularından biri.

Ahşaptan çok etkilenen tasarımcı, ahşabın formunun ilham kaynağı olduğunu ve insanla iç içe olduğunu savunuyordu. Aalto’nun mimari eserlerinde olsun tasarımlarında olsun hep bu anlayışı görmek mümkün.

Ünlü Savoy vazosu su birikintisini andırır.

Karısıyla beraber sandalye yapımında devrim yaratacak yenilikler bulmuştur.

Paiomo sandalyesi en ünlü tasarımlarından biri ve halen Artek firması tarafından üretilmekte. İki bükülmüş hafif ve ince kontraplaktan oluşan sandalye sanki havada süzülüyormuş hissi verir.

AMERİKAN MODERNZMİ ASLINDA İSKANDİNAV HAREKETİ Mİ?

Artek’i 1935 yılında kuran Aalto, ABD’ye ihraç ettiği ürünlerle Amerikan modernizmini derinden etkilemiştir. Arto’nun tasarımları sanki bir zanaatçının elinden çıkmışcasına nostaljik ve sıcak, aynı zamanda da makina estetiğinin keskinliği vardır.

Aslına Aalto’nun organik tasarıma dünya çapındaki etkisi çok büyüktür.

Onun ABD’ye açılmasından sonra yükselişe geçen bu anlayış çok büyük bir başarıdır. Halen daha üretilebilir ve kullanılabiliyor olması bunun kanıtıdır.

Bruno Mathsson (1907-1988)

İskadinav tasarımının bir başka kurucusu da İsveçli Mathson’dur. Aynı Alto gibi ahşabı kıvırma yöntemlerine yönelmiş ama aynı zamanda insan vücudunu da tasarımlarına katmıştır.

Eva koltuğu fonksiyon ve konforun onun için önemini gösteren en önemli eseridir.

İnsan formunun aldığı farklı şekillere göre tasarladığı bu koltuk yumuşak organik formuyla ve minimal konstrüksiyonuyla kişiye konforu hissettiriyor.

Mathsson, İskandinav tasarım anlayışına bir yenisini daha eklemiş oldu böylece; insan ergonomisi.

Mathsoon’un tasarımları aynen Alto’nunkiler gibi Amerikan piyasasına çok yumuşak bir giriş yapmış ve çabuk kabul görmüştü. Modernizmin simgesi ABD, İskandinavya’dan ithal ettiği mobilyaları benimsemeye başlamıştı.

Bir çok ABD’li tasarımcının çıkış noktası bu tasarımlardı.

Arne Jacobsen (1902-1971)

Danimarkalı tasarımcılar, tasarımların formları ve estetik bütünlüklerinin yanı sıra mükemmel düzeydeki işçilikleriyle de göz dolduruyorlardı.

Bu zamansız tasarımlara en iyi örnek Ant Sandalyesidir. Birçok kamusal alanda (restoran, okul vs.) tercih edilen bu sandalye üst üste konarak alandan tasarruf da sağlıyordu.

5 milyondan fazla satan bu sandalye halen daha, farklı seçenekleriyle satılmaktadır.

Jacobsen’in yaptığı şey halka hitap etmekti. Uygun fiyata konforlu ve bakılası bir sandalye tasarlamıştı.

Danimarka konumu itibariyle hem geleneksel yapısını içinde barındırdı hem de dış dünyanın yeniliklerini kavrayarak uyguladı tasarımlarında.

Sonucundaysa zamansız tasarımlar sundu bize.

Hafif, basit tasarımının bütünlüğü konforla tamamlıyordu.

Tias Eckhoff (1926- )

60’lardan itibaren artan İskandinav tasarım ve zanaatı tasarımcıların endüstriden ziyade kendi atölyelerine yönelmelerine olanak kıldı. Bunun sonucunda da modern estetik anlayışı

ev eşyalarından, ofislere ve spor malzemelerine taşıdılar.

Eckhoff, bu değişim sürecinden etkilenen tasarımcılardan biriydi. Seramik yapan tasarımcı, ürün ve malzeme yelpazesini geliştirdi. Çatal bıçak tasarlayan Eckhoff, form ve estetiğin o

mükemmel İskandinav uyumunu farklı bir alanda da yakalamış oldu.


Özellikle İsveç ve Finlandiya tasarım ihracatına nazaran Norveç bu konuda çok da başarılı olamadı. Hatta 1970lere doğru uluslararası arenadan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

bile geldi.

Tabii Peters Opsvik’in ”Trip Trap” çocuk sandalyesi gibi istisnalar vardı.

Ayarlanabilme özellikli ilk çocuk sandalyesidir.

Günümüzde İskandinav Tasarımı

1980lerden sonra İskandinav tasarım hareketi yavaşlama sürecine girdi. Artık İtalyan tasarımları ilgi görüyordu.

Ancak popüler kültürün de etkisiyle tekrar sunulan İskandinav tasarımları günümüzde de sadece ABD’de değil bütün dünyada popüler.

Günümüz İskandinav tasarımcıları sadece kendi İskandinav tasarım anlayışından etkilenmiyorlar dünyada olup biten yeni anlayışları da takip ediyorlar, harmanlıyorlar ve ortaya

yine farklı ve ilgi çekici tasarımlar çıkarıyorlar.
Norveç tasarımları bile, bir ara uluslararası arenadan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmışsa da kendi tasarım çizgisini diğer İskandinav ülkelerinden kurduğu farklı bir

kurguyla oluşturdu. Doğadan, Norveç ikliminden ne kadar etkilendiklerini her fırsatta dile getirdiler, İsveç ve Finlandiya’nın aristokrasisinin onlarda olmadığını ve bütün bu

faktörlerin İskandinav tasarımından farklı olarak Norveç tasarımını oluşturduklarını her fırsatta söylediler.

İskandinavya’nın bir parçası olan İzlanda ise bu tasarım hareketine ancak 1980lerin sonuna doğru katıldı. Bunların nedenlerinden biri ülkedeki kaotik ortamın buna izin vermemesi

ve zanaat, tasarım veya sanat müzelerinin olmaması topluluk bilincinin gelişmesine engel oldu. Ancak 1990lardan sonra bu ada ülke kendi coğrafi koşullarından da etkilenerek kendi

İskandinav tasarım anlayışını oluşturmaya başladı.

İzlanda bir sürü volkanik dağdan ve buzlu alandan meydana gelir. İzlandalı tasarımcılar da tekstil üzerinde bu değişik formları denediler ve farklı materyaller kullandılar.
İzlanda’nın diğer İskandinav ülkelerine göre bir artısı yeni farklı olanı deneme istekleriydi. İskandinav geleneğini diğerleri gibi sıkı sıkıya bağlı kalmak gibi bir görevleri yoktu.

Kaynak: http://www.scribd.com/doc/52952442/2/Chapter-I-%E2%80%93-What-is-Scandinavian-design

http://www.artek.fi/en/index.html

Reklamlar

Mojito Ayakkabı

sdvdscsdcsdc

Londra kökenli mimar olan tasarımcı Julian Hakes’in tasarladığı bu ürünün ismi  Mojito Ayakkabı.

 Topuklu ayakkabıya yeni bi boyut kazandıran Hakes,  bir yaz gecesi sonunda çıkardığı bu tasarımın üzerine bir yıl çalışarak geliştirmiştir.

Her ne kadar diğer topuklu ayakkabılardan daha rahatsız ve daha az basıcak zemine sahipmiş gibi görünse de aslında hiç bir farkı yok.

Aynı alanda basılacak zemine sahip bu fütüristik tasarım, ayağı hayli rahat bir şekilde kavramaktadır.

Hakes’e bir çok ödül de kazandıran bu tasarım, Londra Moda haftasında da sergilenmiştir.

Mutfak Bıçak Seti

Ürünün Tasarımcısı: Mia Schmallenbach

Ürün, her ne kadar eksikleri varmış gibi gözükse de kendini böyle bile kabul ettirebilecek gibi görünüyor. İnsanın aklına ilk gördüğünde ortadaki bıçağı nasıl çıkarabilirim, ortada durması sakıncalı mı gibi sorular getirse de, ergonomisiyle, tasarımıyla ve şıklığıyla alıcıyı etkileyebilir durumda.

Aynı zamanda yerden de tasarruf ettiren ürün altın oran ilkesiyle tasarlanmıştır ve bütünlüğüyle de göz doldurmaktadır.

5. Avrupa Çatal Bıçak yarışmasında birinciliğe sahiptir.

Deglon in Thiers (France) firması tarafından üretilmiştir.

Bayan Gece Çantası Yarışması

‘Kutlama’ konseptli özgün bir “BAYAN GECE ÇANTASI” tasarımı

Yarışma herkese açıktır.

Proje Son Teslim Tarihi: 15 Ocak 2012

http://trendsetterlive.com/yarisma.html

YTONG Fuar Stand Tasarım Yarışması

Uluslararası Yapı 2012 İstanbul Fuarı stant tasarımı.

Yarışma, tüm mimar, iç mimar ve endüstri ürünleri tasarımcıları ve öğrencilerine açıktır.

Proje Son Teslim Tarihi: 15 Şubat 2012

http://www.ytong.com.tr/yarisma/